Evrim & Selçuk Aykan

tarihinde yayınlandı

Bozcaada’da bir kış sabahı.. Toplam 600 kişilik kış nüfusu ile Adanın en sakin zamanı. Adalılarla kaynaşmak için en güzel gün ise yerel pazarın olduğu Çarşamba günü. Ama bizim aklımız dün gece Maya’da içtiğimiz şarapta..Uyanır uyanmaz kendimizi tekrar Maya’ ya atmak için sabırsızlanıyoruz. Burası Evrim ve Selçuk’ un lezzet cenneti. Ekmekten, peynire, hatta reçele, ev yapımı ürünleri ile lezzetlenen sofraları ile ünlü, adanın en kendine has restaurantı.

Bozcaada’yı ziyaret edenlerin bu adayı sevmek için gündelik sebepleri olabilir ama Ada’nın yalnız kış günlerini burada geçirmekten keyif alan, Evrim’e soruyoruz onu en çok neyin buraya bağladığını:

Huzurlu olduğu için seviyorum en başta. Doğasını, el değmemişliğini, bakir koylarını seviyorum. Mis gibi bir havası olduğu için seviyorum. Baharla yeşeren hasattan sonra sararan bağlarını seviyorum. Kargalarını da seviyorum.

Kısacası bana sunduğu güzellikler için seviyorum Bozcaada’yı.

Bozcaada gibi Maya’nın da en önemli özelliği huzurlu bir ortamı olması. Büyük çam agaçlarının altında sessiz sakin doğanın içinde keyif yeri. Biz de samimi ve rahat insanlarız. Sanırım bizim pozitif enerjimiz de yansıyor, herkes kendini evinde gibi rahat hissedebiliyor.

Bir de mideleri de mutlu edebiliyorsak kalpleri kazanıyoruz.

Yemek yapma tutkusu profesyonel hayatta dünyanın neresine giderse gitsin, hep yanında taşıyan Selçuk Aykan’ın hikayesi 1990’ların başında Polonya’nın birkaç sehrinde açtıkları ekmek fırınları sayesinde ekşi maya ve gerçek ekmekle tanışmasıyla başlamış. Ondan önce Fransızlardan kırmızı şarap yapmayı öğrenmiş Suudi Arabistan’da yaşarken. Çalışma hayatında yıllar geçip 50 yaşına geldiginde ise kendi kendine yıllar önce verdiği sözü tutarak profesyonel yaşamı bırakıp hep arzu ettiği hayatı yaşamaya başlamak için gelmiş Bozcaada’ya.

Bu dönemde bir şarap sever olarak Türkiye’deki en büyük eksikliğin şaraba eşlik edecek peynir türleri olduğunu farkediyor Selçuk. Çok kısıtlı ve lezzetsiz olduklarına kanaat getirip kendi damak zevkinde peynirler yapma adına eğitimler alıp, yeni bir dünyaya dalıyor. Maya Bozcaada olmadan önce Selçuk kendi ekşi maya ekmeğini, ‘fruit preserve’ diyebileceğimiz reçellerini ve peynirlerini kendi için yapmaya çoktan başlamış aslında.

Her gün kalabalıklaşan sayısı ile, Maya Bozcaada’da sizi kapıda karşılayan harika bir ekip var. Yalnız kurt Leo ve Uzo-Tara çifti… Leo’nun yalnızlığına üzülmeyin, çünkü onun arkadaşları Maya’nın kedileri, Maya, Peri, Irma, Vilma ve Boza da bahçede sizi karşılayacak ve hemen oyunlarına geri dönecekler. Bu kadar çok kedi ve köpek ile geçen hayatı soruyoruz Evrim’e:

Hepsini çok seviyoruz. Her bir kedi ve köpeğimizin ayrı özellikleri var. Bizim icin çok özeller.

Burası alabildiğine uzanan bir bağ. Az sonra içeceğiniz şarapların hepsi Bozcaada’nın bağlarının tadını taşıyacak. Manzarası gözünüzde, tadı damağınızda iz bırakacak huzurlu bir doğa ile baş başasınız.

Evrim, güler yüzü ile şehirde görmeye alışık olmadığınız bir samimiyetle sizi yerinize alacak. Ellerinde lezzetli yemek kokuları, suratında unuttuğunuz doğal ve naif bir ifade ile, kendinizi hasret kaldığınız bir dünyanın içinde bulacaksınız.

Burası klasik bir restaurant değil, o yüzden hemen önünüze menüler serpiştirilmeyecek, aslında hiç serpiştirilmeyecek. İzin verilecek ki, önce bir nefes alasınız, şehrin ritminden uzaklaşıp, kan akışınızı yavaşlatınız. Sohbetiniz koyulaşsın, keyfiniz yerine gelsin ve karnınız iyice açıksın.

Maya Bozcaada’da kapımızdan içeri girdiğiniz andan itibaren bize teslim oluyorsunuz.

Diye başlıyor Evrim anlatmaya.Bu da şu demek oluyor; masaya oturduğunuz andan kalkana kadar Maya’nın o akşam sizin için pişirdiği yemekleri tadıyorsunuz kırmızı şarap eşliğinde. Menü çok zengin. Başlangıçlarda sadece kendi ürettikleri peynirlerden oluşan bir tabak, dana füme et, birkaç çeşit küçük başlangıç lezzeti ve pesto soslu domates var.

Merak etmeyin, Maya’da zaman yavaş akacak. Bir anda doyup, akşam yemeğine yer kalmaz sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Burada mühim olan keyfine varmak. O yüzden gün batımından önce kurulduğunuz masanızda, geç saatlere kadar farklı lezzetler tadacaksınız.

Ana yemekten önce ara sıcak olarak en az 4 çeşit zeytinyağlı tabağı gelecek. Arkasından ana yemek olarak sizin istediğiniz kadar kesilen ve istediğiniz şekilde pişirilen bonfile ya da antrikot sıcak sıcak servis edilecek.

Gece o güne özel yapılan tatlı çeşitlerini deneyebilir ve Cimbali makinelerinde yapılan, Ada’nın iyi kahvelerinden birini içebilirsiniz.

FAVORİ RESTAURANT

Sandal veya Yakamoz.

Her iki mekanda da leziz deniz mahsüllü mezeler yiyebilirsiniz.

FAVORİ YEMEK

Enginarlı ahtapotu ve beğendili levreği ile Ada’m Restaurant.

FAVORİ BEYAZ ŞARAP

Amadeus Zlahtina (Hırvat üzümü) & Corvus Blend Bianco

FAVORİ KIRMIZI ŞARAP

Amadeus Cabernet Sauvignon ve Çamlibağ Merlot. Daha uygun fiyatlı Vinium (karalahna) keyifle içilebilecek bir başka güzel şarap.

EN TATLI KAÇAMAK

Corvus Passito tatlıyla içilebilecek muhteşem bir doğal tatlı şarap.

Maya Bozcaada yemekler yapılan rezervasyon sayısına göre taze taze yemek pişirildiği için, kahvaltı ya da akşam yemeği farketmez, rezervasyonsuz gidip yer bulma, hatta kapıyı açık bulma şansınız bile çok düşük.

Bizden söylemesi.

Maya Bozcaada
www.mayabozcaada.com
Evrim: IAMNOTBASIC Beyaz Derin V ile

← Sonraki Yazı Önceki Yazı →